Alessandro Boscolo
Eğitim ve Kariyer
Alessandro Boscolo, camla çalışmaya on üç yaşında ailesinin atölyesinde başladı ve ailesi tarafından kurulan NonSoloVetro’nun mirasını devraldı. On altı yıl süren kesintisiz üretim ve çıraklık döneminin ardından, 2021 yılında deney, öğretim ve sanatsal yaratım alanı olarak tasarladığı kendi atölyesi “Alessandro Boscolo Murano”yu kurdu. 2018 yılında İsveç’te Lund El Sanatları Üniversitesi’nde Murano cam tekniklerini akademik dünyaya taşıyarak ders verdi. Aynı dönemde, Murano Cam Müzesi’nde kalıcı olarak sergilenen eserleriyle Murano Oggi 2018–2019 sergisinde yer aldı. 2026 yılında ABD’deki Corning Cam Müzesi’nde düzenlenecek GAS Konferansı’na katılacak ve Lucio Bubacco ile iş birliği içinde büyük ölçekli cam çalışmaları üzerine canlı yayın atölyesi yönetecektir. Boscolo, Avrupa’nın en iyi zanaatkarlarını öne çıkaran Michelangelo Vakfı’nın Homo Faber Rehberi’nde yer almakta ve Mostro di San Nicolò Murano’nun yönetim kurulunda görev yapmaktadır.
Teknik Beceriler
Boscolo, ailesinin öncülük ettiği ve kendisi tarafından daha da geliştirilen karmaşık ve nadir bir disiplin olan lambada cam üfleme tekniğinde uzmanlaşmıştır. Tüm eserleri Murano camı (COE 104) ile yapılmaktadır. Mentörleri arasında, 17 yaşına kadar ona rehberlik eden babası ve sonrasında önemli bir etki ve ilham kaynağı olan Cesare Toffolo bulunmaktadır. On yıllık kendi kendine çalışma sürecinden sonra, araştırma ve deneyime dayanan özgün bir teknik ve stil dili geliştirmiştir.
Sanatsal İfade
Alessandro Boscolo için cam sadece bir zanaat değil, aynı zamanda yaşama, nefes alma ve düşünme biçimidir. “Camla yaşıyorum, nefes alıyorum, yiyorum ve uyuyorum,” diyerek malzemede en saf ifade biçimini bulduğunu ifade eder. Araştırmaları, lambada camın hala evriminin başında olduğuna olan inançtan doğar. Teknik ve kavramsal sınırları zorlayarak, geleneksel fırın cam üflemenin ötesinde yeni bir ifade karmaşıklığına ulaşmayı hedefler. Doğuştan bir estetikçi olan Boscolo, ilhamını doğanın yaşamsal hareketlerinden, Murano’nun uyumlu oranlarından ve hayatın, devamlılığın ve aidiyetin metaforları olan köklerin simgeselliğinden alır. Her yaratım, teknik ile içgüdü, gelenek ile vizyon, geçmiş ile geleceğin dengesi olarak şekillenir.







